SAKURA ZAMANI

 

“Zaman, tırtılı kelebeğe dönüştüren mucizenin adıdır. Tıpkı tırtılın o daracık kozanın içinde olgunlaşıp muhteşem renkleriyle dışarı çıkması gibi, insan da zamanın içinde hamlığından sıyrılır; acılarından, anılarından ve hatalarından beslenerek olgunlaşır. Ve bir gün, ömründeki tüm renkleriyle kanat çırparak gerçek bilgeliğe ulaşır. Otuz küsur yıllık hayatımda, daha çok hataya ve daha çok anıya ihtiyacım olduğunu biliyorum…”

Elif, taşıyıcı annesi olduğu Devrim Elif’e verdiği söz üzerine ondan ayrılmak zorunda kalır. Ancak bu ayrılığın ağırlığını ve içsel yıkımını önceden kestiremez. Zamanla içinde büyüyen sessiz acı, onu bir akıl hastanesine kadar sürükler.

Hastanede tanıştığı Cemre Sevinç, Elif’in hayatında bir dönüm noktası olur. Bu tanışıklık kısa sürede derin bir bağa dönüşür; Elif için kardeşlik kadar güçlü bir dayanışmanın kapısını aralar. Hastaneden çıktıktan sonra Elif’in yolu, 10 yaşındaki Sırat ve onun annesiyle kesişir. Bu karşılaşma, giderek büyüyen bir kadın dayanışmasına ve ortak yaraların etrafında şekillenen yeni bir hayata dönüşür.

Elif, bu süreçte en derin yarası olan babasıyla da yüzleşmek zorunda kalır. Geçmişin gölgeleriyle hesaplaşırken, bastırdığı duygular yeniden su yüzüne çıkar.

Öte yandan Devrim Elif, taşıyıcı annesi Elif’in izini sürmektedir. Bu arayış onu, yıllardır varlığından habersiz olduğu anneannesi, dedesi ve dayısıyla buluşturur. Aile bağlarının yeniden kurulduğu bu süreç, onun kimlik arayışını derinleştirir.

Peki Devrim Elif, taşıyıcı annesi Elif’e kavuşabilecek midir? Daisuke’nin Elif’e duyduğu aşk, onu yeniden şekillendirecek bir güce dönüşecek midir?

Ve en önemlisi… Sakura Zamanı, adı gibi hem yaşamı hem ölümü, hem kaybı hem de yeniden doğuşu mu anlatacaktır bize?


Yorumlar

Popüler Yayınlar